Pazartesi, Ağustos 25, 2014
01.08.2014 Paşalar Sünnet Oldu.....
Aslında uzun zamandır aklıma takılan çocukları ne zaman sünnet yaptıracağım, ardından neler yapmalıyım vs... gibi şeyleri sonlandırmak adına ani bir kararla efemle ağamı sünnet ettirmeye karar verdim. Ramazan bayramının bitiminde soruşturma araştırma yöntemiyle karar kıldığım Dr. Ümit Yiğit'e randevumu aldım. Tabi çocukları alıştırma gibi bir durumum olmadı. Çünkü ne anlatsam da onlar buna pek yanaşmayacaklardı. Bende genelde pek bir şey anlatmayarak sadece işte sünnet olan çocuk iyileşene kadar istediğini yapabilir, yiyebilir vs. gibi işin olumlu tarafından bir şeyler sıralayarak güle oynaya hastaneye götürdüm. Anneanne ben baba sünnetçimizde sıra olduğu için beklemeye başladık. İlk etapta Enes ilk girdiğinde ne olduğunu pek anlamasa da işin içinde iğne olduğunu görünce feryadı bastı. Lokal anestezi olduğu için ilk yapılan iğnelerden sonra Enes'i ikinci kez aynı odaya sokmak zor oldu. Talha'da aynı şekilde feryat figan iğnesini oldu. Sonrasında iş sünnet olayına gelince biz aslında önemli kısmın bittiğini ikinci işlemin daha basit bir işlem olduğunu falan anlatarak odaya girmeye ikna ettik. Bana bugüne kadar anlatılan bu işlemin çok basit olduğuydu ama şunu anladım ki öyle bir durum yok. Yada bizimkiler için öyleydi bilmiyorum. Ama ikisi de eve gidene kadar feryat figandılar. 5 gün falan yataktan ihtiyaçlarımız dışında kalkmadık. Çok nazlı geçen 1 haftanın sonunda çok şükür iyiler şimdi. Dikişlerde gitti. Mevlüdümüzü ve küçük bir eğlence yaptık. Benim için oldukça yorucu bir süreçti ama çok şükür bu önemli süreci sağlıcakla noktalamış olmamız mutluluk verici. Paşaların fotoğraf çekimlerini de yaptık. Oldukça yakışıklı oldular.
Cumartesi, Ağustos 23, 2014
İlk ana dişimiz çıktı vatana millete hayırlı olsun...
Enes'imin tatilde başlayan diş sallanma durumundan sonra ilk ana dişimiz arkadan belirdi çok şükür. Biraz kendi sallayarak birazda benim sallanan diş operasyonumdan sonra ilk dişimize veda edip arkada beliren dişimizin yerini almasıyla ilk ana dişimize merhaba dedik.
Tabi Talha'mın bu durumda olaya dahil olması da çok uzun zaman almadı. Yaklaşık 1 ay sonra efeminde ilk ana dişi aynı yerde aynı şekilde vuku buldu. Yine üstün diş çekme performansımı ortaya koyarak Talha'da ilk sallanan dişinden kurtularak yeni dişine merhaba dedi.
Tabi Talha'mın bu durumda olaya dahil olması da çok uzun zaman almadı. Yaklaşık 1 ay sonra efeminde ilk ana dişi aynı yerde aynı şekilde vuku buldu. Yine üstün diş çekme performansımı ortaya koyarak Talha'da ilk sallanan dişinden kurtularak yeni dişine merhaba dedi.
Cuma, Haziran 20, 2014
İlk kreşe başladığımız günü dün gibi hatırlıyorum. 05 Eylül 2011 günü evden çıkıp ilk kreşe gittiğimiz gün. Kapıda bizi karşılayan palyaço ablalar, balonlar, güler yüzlü öğretmenlerimiz. Ne kadar heyecanlıydım, bir o kadar endişeli. Daha üç yaşındaydık ve her gün sabah erkenden kalkıp hazırlanıp yola çıkmak, sonra acaba peşimden ağlarlar mı, gitmek istemezlerse gibi düşünceler... Neyse ki korktuğum olmadı pratik çözümlemelerle sabah kalkma işini hallettik, kreşe alışmaları da çok zor olmadı ama tabi ayrı sınıf olmaları işi onlar için hem anne hem kardeş özlemine götürdü. Allahtan onlarda çok mızmızlanıp beni saatlerce kapıya dikmediler ara ara olanları saymıyorum tabi.
Aradan 3 yıl geçti bugün günlerden 20.06.2014. Bugün benim için oldukça duygusal bir gün. Ağamla Efem 6 yaşındalar ve anaokulunun son günü. Açıkçası gözyaşlarımı tutamadığım ve onlara ağlarken yakalandığımda anne neden ağlıyorsun cevabına mutluluktan dediğim gündür. Evet mutluluktan çünkü daha asker olacak yaşa gelmesek te:)) ilk mezuniyetimizi verdiğimiz gündür. 3 yıl önce geldiğimiz bu ikinci yuvaya veda günümüz. Heyecanla, endişelerle başlayan yolculuğumuzdan yeni bir ikinci yuvaya yolculuğumuzun başladığı gündür. Bugün bizim için mutlu, güzel bir gündür... Allah yolumuzu güzel ve aydınlık kılsın. Amin
Aradan 3 yıl geçti bugün günlerden 20.06.2014. Bugün benim için oldukça duygusal bir gün. Ağamla Efem 6 yaşındalar ve anaokulunun son günü. Açıkçası gözyaşlarımı tutamadığım ve onlara ağlarken yakalandığımda anne neden ağlıyorsun cevabına mutluluktan dediğim gündür. Evet mutluluktan çünkü daha asker olacak yaşa gelmesek te:)) ilk mezuniyetimizi verdiğimiz gündür. 3 yıl önce geldiğimiz bu ikinci yuvaya veda günümüz. Heyecanla, endişelerle başlayan yolculuğumuzdan yeni bir ikinci yuvaya yolculuğumuzun başladığı gündür. Bugün bizim için mutlu, güzel bir gündür... Allah yolumuzu güzel ve aydınlık kılsın. Amin
Salı, Aralık 10, 2013
Tiyatro, Kahvatı, Tarihi Arabalar
Artık her hafta sonu efemle ağamı tabi Allah izin verirse, elimden geldiğince bir etkinliğe götürmeye karar verdim. Bu tiyatro olur, sinema olur, sergi olur. Eh işte ne olursa. O kadar hızlı geçiyor ki zaman denilen şey bir bakıyorsun yıllar, yıllar geçmiş. İşte birazda bunu düşünerek harçlık biriktirmek yerine anı biriktirmek denilen kavramı hayatımıza sokmaya karar verdim. Tabi ki Allah'ım sağlık ve huzur versin bu ikisi olmadıktan sonra hiçbir şeyin anlamı yok çünkü. Böyle diyerekten Aralık 2013'ün ilk haftası tiyatro izlemeye karar verdik. Tiyatromuzun adı TANKUK İLE MİNKAK.
Zaten çocuklara ilk söylediğimden andan beri hafta sonunu iple çektiler. Ve her dakika anne "tiatyoya gitmiyor muyuz?" diyip diyip durdular. Ve haftasonu geldi çattı gittik. O kadar güldük ki, gerçekten harikaydı. Süresi, konusu, çocuklara katması vs. Daha öncede tiyatro deneyimimiz olmuştu ama çocuklar çok sıkıldığı için yarıda bırakıp çıkmak zorunda kalmıştık. Neyse ki bunda eğlendik.
Pazar günü babamızla birlikte kahvaltıya gittik. Aslında kahvaltıya gitmek en çok anneleri mutlu etmesi gerekir. Şöyle ki sabah herkesten önce kalkıp güzel bir kahvaltı hazırlamak her ne kadar bizi çok mutlu etse de, birilerinin de bize kahvaltı hazırlaması da fena olmuyor yani:))
Ama Enes'le Talha daha mutlu oldular desem yalan olmaz. Dışarıda kahvaltı olayını otelde ki kahvaltıya benzettikleri için o serenomi bile onlarda tatildeymişiz hissi veriyor. Ve tabi ki 'anne tatilimiz gibi" demelerinde de bu sonucu çıkarıyorum. Neyse güzel bir kahvaltıdan sonra Forum İstanbul'a gidelim dedik. Orada biraz gezdikten sonra dışarıda birer tatlı yemek için Mecidiyeköy'de bir restorana girdik. Girdik girmesine de çıktığımızda arabamızın yerinde yeller esiyordu. Polis kaşla göz arasında ne ara çekti arabamızı bilmiyoruz. Özgür arabamızı almaya gitti bizde kendimizi Trump AVM'ye attık. Talha'nın bilmiş bilmiş babasını eleştirip " Babamda polisin yasak dediği yere koymasaydı anne, o zaman çekmezlerdi" demesi de günün kahkaha konusu oldu. Bu arada trumptaki tarihi arabalarda görülmeye değerdi. İşte günden birkaç resim.
Zaten çocuklara ilk söylediğimden andan beri hafta sonunu iple çektiler. Ve her dakika anne "tiatyoya gitmiyor muyuz?" diyip diyip durdular. Ve haftasonu geldi çattı gittik. O kadar güldük ki, gerçekten harikaydı. Süresi, konusu, çocuklara katması vs. Daha öncede tiyatro deneyimimiz olmuştu ama çocuklar çok sıkıldığı için yarıda bırakıp çıkmak zorunda kalmıştık. Neyse ki bunda eğlendik.
Pazar günü babamızla birlikte kahvaltıya gittik. Aslında kahvaltıya gitmek en çok anneleri mutlu etmesi gerekir. Şöyle ki sabah herkesten önce kalkıp güzel bir kahvaltı hazırlamak her ne kadar bizi çok mutlu etse de, birilerinin de bize kahvaltı hazırlaması da fena olmuyor yani:))
Ama Enes'le Talha daha mutlu oldular desem yalan olmaz. Dışarıda kahvaltı olayını otelde ki kahvaltıya benzettikleri için o serenomi bile onlarda tatildeymişiz hissi veriyor. Ve tabi ki 'anne tatilimiz gibi" demelerinde de bu sonucu çıkarıyorum. Neyse güzel bir kahvaltıdan sonra Forum İstanbul'a gidelim dedik. Orada biraz gezdikten sonra dışarıda birer tatlı yemek için Mecidiyeköy'de bir restorana girdik. Girdik girmesine de çıktığımızda arabamızın yerinde yeller esiyordu. Polis kaşla göz arasında ne ara çekti arabamızı bilmiyoruz. Özgür arabamızı almaya gitti bizde kendimizi Trump AVM'ye attık. Talha'nın bilmiş bilmiş babasını eleştirip " Babamda polisin yasak dediği yere koymasaydı anne, o zaman çekmezlerdi" demesi de günün kahkaha konusu oldu. Bu arada trumptaki tarihi arabalarda görülmeye değerdi. İşte günden birkaç resim.
Pazartesi, Haziran 04, 2012
Tatildeydik
Bir haftalık tatilimiz bitti malesef bitti. Hiç istemesekte, keşke bir haftamız daha olsa desekte herşeyin sonu olduğu gibi tatilimizde sonunu buldu. Enesle Talham için inanılmaz bir yedi gündü. Gece geç saatlere kadar gez dolaş, hergün havuz, sinema, mini disco, park derken döndüğümüz günden beri bunalımdalar. Tabi onların bu bunalımları en çok beni etkiliyor. Mızmız, huysuz, inatçı, kırıcı, dökücü kişilikler benide bunalıma soktular diyebilirim. Okula gitmek istemiyorum söylemleri çoğaldığı gibi artık hergün kreşin kapısınnda on dakika da gitmiycem krizi yaşıyoruz. Bunun yanı sıra o kadar tatlılarki bir yandan kızarken bir yandan vicdanım sızlıyor. Allahım onları korusun sağlık sıhhat versin. Bu durumunda muhtemelen geçici bir süreç olduğunu düşünüyoorum. Bir tür bahar sendromu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
