Çocuklarımla geçirdiğimiz ikinci Ramazan Bayramını da kutladık. Bütün akraba ziyaretlerimizi yaptık. Ama tabi heryere gidemedik. Zaten uzun bir süre de gidebileceğimizi hiç sanmıyorum. Efemle ağamın evlerde sergiledikleri üstün yıkım performansı bizi uzun süre evden çıkartmayacak gibiBayramın 3. gününden itibaren babamızın rahatsızlanması sonucu efem ve ağam da olaydan nasiplerini alıp grip oldular. Şuruplarımızı kullanıyoruz ve her gün düzenli olarak güneşe çıkıyoruz. Bunun içinde sahil ideal oluyor. Napalım artık kışa giriyoruz ne kadar güneş görürsek o kadar iyi
Bu arada yeni huylar edinmeye hızla devam ediyoruz. Mesela talha dışarıda elimizi tutmak istemediği daha doğrusu beni bırakın özgürce takılıyim dediği zaman direk kendini yerlere bırakıyor. Ve kalkmamakta diretiyor ağlıyor kendini yerden yere atıyor. İnanılmaz yani:)) Kendi kendine geliştirdiği bu yöntem benim bazen dışarıda başka annelerde şahit olduğum bir durum. Ama kendi başıma geleceğini hiç düşünmemiştim. Oğlumun bu durumu geliştirmesi tabi ileride zorluk çıkarabilir. Bende böyle durumlarda direk kucağıma alıyorum. Biraz sakinleşince tekrar yürümesi için bırakıyorum. Aklına esince yine aynısını yapıyor. Bunu daha önce bir kerede oyuncakçıda yapmıştı. Çıkarken geri dönmek istedi izin vermeyince bu yöntemi denemişti. Enesimde öğrenirse bunu artık kendi durumumuzu düşünemiyorum.
Enesimden sonra Talhamda artık ısırma konusunda bayağı ustalaştı. Ama o Enesi ısırmıyor direk bizi ısırıyor. Hatta koparırcasına ısırıyorlar. İkisi bir olup ellerine kimi geçirirlerse (baba, anne, anneanne vsvs.) güle güle bir yandan saldırıp diğer yandan ısırıyorlar. İnanılmaz komik bir o kadar da acı veren bu durum ne zaman geçicek bilmiyorum. Ama bildiğim birşey varki bu konuda her gün biraz daha ustalaşıyorlar.
Anneye düşkünlüğümüz daha da arttı. Evdeyken peşini hiç bırakmıyoruz.
Şu anda en sevdiğimiz oyuncağımız müzikli kitaplarımız.
Talha kıyafet seçmeye başladı. Elinde badi gelip giydirmemi istiyor.
Yeni kelimelerimiz
dadda : Çanta
addi- abba : adda demek 1. sini talha 2. sini enes kullanıyor.
Cuma, Eylül 25, 2009
Çarşamba, Eylül 23, 2009
Salı, Eylül 22, 2009
Salı, Eylül 15, 2009
Oğullarımla sahur yaptık
Bugün Ramazanın 26. günü. 26 gündür süren sahur maceramızın bitmesine 4 gün kaldı. Sahur macerası diyince açıklamakta fayda var. Çocuklarımızla mecburen yaptığımız sahur faslından sonra efemle ağam her gece aynı saatte kalkıp bir ışığın yanmasını veya bir tıkırtı duymayı bekliyorlar. Duydukları andada tabi kızılca kıyamet kopuyor. Bizde tabi bunu bildiğimiz için kendimize göre karşı yöntemler oluşturduk. Mesela bunlardan birkaçı hiç bir yerin lambasını yakmamak, sahurda hiç konuşmamak, parmak ucunda yürümek ve hatta nefes bile almamak noktasının 26. gününün sahurunda dün gece olaya son noktayı koymaya karar verdik. Talhamı gecenin 4.ünde salonda elektrik süpürgesiyle oynarken bulmak bu kararı almakta tabiki çok etkili oldu. Beşikten çıkmış oğulcum emziği ve yastığıyla odalara bakmış kimse yok, banyoya bakmış kimse yok (bunlar karanlıkta oluyor, çünkü hiçbir yerin ışığı yakılmıyor) mutfağa gelecekken (mutfak yanıyor, azıcık ışık sızıyor aradan) salonu görmüş. Bütün gün girmek için önünde dikilip aç aç diyen efem kapıyı açık görünce tabi durur mu? Doğru salona sonra el yordamı birazda sokaktan sızan ışıklar sayesinde elektrik süpürgesi ve salondan kulaklarımıza gelen esrarengiz tıkırtılar.
Her neyse efemden sonra ağamda onun sesiyle uyandı zaten sonra tabi mama mama nidalarıyla sahurda misafirimiz olmaya karar verdiler. Aa birde elektirik süpürgemiz var oda geldi mutfağa. Efem onu salondan çekiştire çekiştire getirdi. Fişini önümüze uzatıp AÇ demeside tabi ayrı bir mesele. Neyse ailecek mamalarımızı yedikten sonra artık uyuma vakti geldi çattı. Dünden yarım saatlik uykuyla duran ben ve uyumak için sadece 1 saatim olan yine ben. Oğullarımın sahurdan sonra uyuyacağını düşünmek ne büyük hata. Sabahın ilk ışıkları telefonun çalıyor, ben ise daha uyumadım. Efem le ağam uykuya yeni dalmışlar. Kalkıyorum işe gidiyorum.
KARAR : Son 4 gün sahura kalkılmayacak, gece yenilip öyle yatılacak.
Her neyse efemden sonra ağamda onun sesiyle uyandı zaten sonra tabi mama mama nidalarıyla sahurda misafirimiz olmaya karar verdiler. Aa birde elektirik süpürgemiz var oda geldi mutfağa. Efem onu salondan çekiştire çekiştire getirdi. Fişini önümüze uzatıp AÇ demeside tabi ayrı bir mesele. Neyse ailecek mamalarımızı yedikten sonra artık uyuma vakti geldi çattı. Dünden yarım saatlik uykuyla duran ben ve uyumak için sadece 1 saatim olan yine ben. Oğullarımın sahurdan sonra uyuyacağını düşünmek ne büyük hata. Sabahın ilk ışıkları telefonun çalıyor, ben ise daha uyumadım. Efem le ağam uykuya yeni dalmışlar. Kalkıyorum işe gidiyorum.
KARAR : Son 4 gün sahura kalkılmayacak, gece yenilip öyle yatılacak.
Pazartesi, Eylül 14, 2009
Yaagaaayiii!...Yagaaayiii!...

Bu başlık çok önemli! Çünkü Talham son 3 gündür devamlı bu kelimeyi tekrarlıyor. Devamlı büyük bir zevk ve heyecanla aynı kelimeyi tekrar eden oğlumun bu kelimesinin ne anlama geldiğini maalesef çözemedik. Ama bunu şarkı gibi söylemesi bana ilk bestesini yaptığı izlenimini veriyor:)
Hazır söylenen kelimelere gelmişken konu efemle ağamın söylediği kelimeleride unutmadan yazalım. Şu anda 17 aylığız ve aşağıdaki kelimeleri söyleyebiliyoruz.
*anniy (bu ben oluyorum)
*baaba
*deede
*at
*aaattimm
*ach
*all
*mama
*memi(emzik 1 kaç defa duydum)
*abii
*eyay
*gell (en sevdiğimiz kelime)
*bir bir bir (talha bunu kullanıyor)
*taahaaa(enes bunu kullanıyor)
*kii (kim - kapı ve telefon çalınca)
*çaal (çatal dediğim zaman tekrarlıyorlar)
*gaa (kalk çok nadir kullanıyoruz)
*aa gii ( al giy olabilir dün talha babasına tişörtünü uzatırken kullandı)
***ve son olarak yagaaayiii, yagaayiii
*anniy (bu ben oluyorum)
*baaba
*deede
*at
*aaattimm
*ach
*all
*mama
*memi(emzik 1 kaç defa duydum)
*abii
*eyay
*gell (en sevdiğimiz kelime)
*bir bir bir (talha bunu kullanıyor)
*taahaaa(enes bunu kullanıyor)
*kii (kim - kapı ve telefon çalınca)
*çaal (çatal dediğim zaman tekrarlıyorlar)
*gaa (kalk çok nadir kullanıyoruz)
*aa gii ( al giy olabilir dün talha babasına tişörtünü uzatırken kullandı)
***ve son olarak yagaaayiii, yagaayiii
Şimdilik aklımdakiler bu kadar. Liste uzadıkça eklemeleri yaparız.
Etiketler:
Unutmayalım
Pazar, Eylül 13, 2009
Bir haftasonundan notlar!
Talha dünden beri ellerini arkasında bitiştirip efe efe dolaşmaya başladı nerden gördüğünü bilmiyorum ama inanılmaz komik duruyor. birde bu efelenmenin yanısıra enesin saçını yeniden çekmeye başladıB(( Tabi bu ağamı korkutmuş olacakki artık efeye çok yanaşamıyor ve dolayısıyla ısıramıyorda.
Dün ben bir yerden evi düzenlerken ağamla efemde diğer yandan bozarken yine komik manzaralardan biriyle karşılaştık. Efemi benim tuvalet masamın koltuğunu gardırobumun önüne çekmiş bir güzel babasının bütün kıyafetlerini yere boca ettikten sonra takı çekmecemi çekip araştırma yapar durumda iken yakaladık. Tabi enesde yanında durmuş talhanın yere attıklarında faydalanır durumdaydı. Gülmekten kırıldık desem yeridir. O kadar mutlu ve şaşkın hali vardıki bir yandan hepsini almak istiyor diğer yandan güç yetiremediği için birini alıp birini bırakıyor. Bir araştırma, bir inceleme aşkı anlatamam.
Mutfağımda bulunan dolaplarımdan bir tanesini neredeyse üzerlerine deviriyorlardı. Normalde zaten kapakları merdiven yapıp tırmandıkları için bantlamış olduğum bölmeleri kollarından tutup (efem ortadan, ağam üstten) kendilerine çekip bırakıyolar böylelikle her seferinde yüreğimin ağzıma gelmesi bir yana dolap bir öne bir arkaya devrildi devrilecek durumda. Napiyim bende ilk fırsatta bantları kesip kolları söktüm. Yeni yöntemler bulana kadar en azından yine tehlikesiz sıfatına indirgedim olayı.
Yine haftasonu ağam ve efem yeni oyunlar buldular. Oturma odamdaki koltukların kollarını sırf tırmandıkları için çıkarmıştım zaten. Şimdide en tepesine tırmanıp ki bunu yapıyorlardı ama en azından uzanıyorlardı ve kendilerini tutabiliyorlardı. Şimdi ise ayağa kalkıyorlar. Bunu Allahtan yanımızda bir kaç sefer yaptıkları için her düşüşlerinde havada yakaladık. Ama baktık bu heyecanla yaşanmaz ki bizim korktuğumuzu bildikleri için daha bir mutlu oluyorlar yaparken koltuğu tamamen açmaya karar verdik. Çekyat tarzı olduğu tabi problem olmadı Allahtan sabit koltuk değil öyle oalsaydı napardık bilmiyorum. Artık bir süre en azından ağamla efem bu heyecanlı aksiyon oyununu unutana kadar açık kalsın:))Not: 17. ayımızın içindeyiz
Dün ben bir yerden evi düzenlerken ağamla efemde diğer yandan bozarken yine komik manzaralardan biriyle karşılaştık. Efemi benim tuvalet masamın koltuğunu gardırobumun önüne çekmiş bir güzel babasının bütün kıyafetlerini yere boca ettikten sonra takı çekmecemi çekip araştırma yapar durumda iken yakaladık. Tabi enesde yanında durmuş talhanın yere attıklarında faydalanır durumdaydı. Gülmekten kırıldık desem yeridir. O kadar mutlu ve şaşkın hali vardıki bir yandan hepsini almak istiyor diğer yandan güç yetiremediği için birini alıp birini bırakıyor. Bir araştırma, bir inceleme aşkı anlatamam.
Mutfağımda bulunan dolaplarımdan bir tanesini neredeyse üzerlerine deviriyorlardı. Normalde zaten kapakları merdiven yapıp tırmandıkları için bantlamış olduğum bölmeleri kollarından tutup (efem ortadan, ağam üstten) kendilerine çekip bırakıyolar böylelikle her seferinde yüreğimin ağzıma gelmesi bir yana dolap bir öne bir arkaya devrildi devrilecek durumda. Napiyim bende ilk fırsatta bantları kesip kolları söktüm. Yeni yöntemler bulana kadar en azından yine tehlikesiz sıfatına indirgedim olayı.
Yine haftasonu ağam ve efem yeni oyunlar buldular. Oturma odamdaki koltukların kollarını sırf tırmandıkları için çıkarmıştım zaten. Şimdide en tepesine tırmanıp ki bunu yapıyorlardı ama en azından uzanıyorlardı ve kendilerini tutabiliyorlardı. Şimdi ise ayağa kalkıyorlar. Bunu Allahtan yanımızda bir kaç sefer yaptıkları için her düşüşlerinde havada yakaladık. Ama baktık bu heyecanla yaşanmaz ki bizim korktuğumuzu bildikleri için daha bir mutlu oluyorlar yaparken koltuğu tamamen açmaya karar verdik. Çekyat tarzı olduğu tabi problem olmadı Allahtan sabit koltuk değil öyle oalsaydı napardık bilmiyorum. Artık bir süre en azından ağamla efem bu heyecanlı aksiyon oyununu unutana kadar açık kalsın:))Not: 17. ayımızın içindeyiz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



