Pazartesi, Şubat 28, 2011

Pazar Günü Sendromu

Ben şunu anladım benim oğluşlarım beni ve babayı görünce zıvanadan çıkma hali yaşıyorlar. Şöyle ki bir insan nasıl çıldırtılır bu yaşta nerdeyse tez yazacaklar bunun üzerine. Kısaca özetlersek

*Sabah kahvaltıda ağlama sendromları, küsme, yememe, annenin çabası sonucunda sakinleşme.

*Alta kaçırma durumları. Yıka, sil, temizle durumu.

*Özenle düzenlenmiş yatakları günde 20 kez dağıtma durumları. (Bu olaya fena takmış durumdayız. Yorganlarla yol ve araba yapma durumundan saklanma durumuna geçtik. )

*Tezgahın üzerindeki tuzu daha sabah özenle süpürülmüş halıların üzerine yemek pişirme edasıyla serpme durumu. (talhanın beni görünce coşma hali de çok tatlıydı. Koca kavanozla bir yandan tuzu döküyor, bir yandan gülüyor.)

*Televizyon düşürme çalışmalarına devam etme durumu.

*Annenin makyaj malzemeleri bilahare rujlarıyla annenin tuvalet aynası olmak üzere duvarları boyama durumu. (gitttiiii gittiii rujlarım gitti)

Pazartesine oldukça antremanlı girdik anlayacağınız. Haftasonu yapılan o kadar spordan sonra


Sevgiyle kalın.

Cumartesi, Şubat 26, 2011

Bunu anlatmadan geçmemem lazım.

Enesin yüzünde bir kızarıklık oluştu ne zamandır gidemedik doktora. Geçen ayarladık sabah erkenden götürelim dedik. Talha evde kaldı tabi. Sabah uyanınca Enesi evde aramış. Bulamayınca çok üzülmüş, ağlamış, “ben enese uçucam” diyormuş. Annem aradı bizi Enesle konuşturduk. Enesin sesini duyunca rahatladı. Bu duruma çok duygulandım. Allahım sen evlatlarımı koru, onlara sağlık , sıhhat nasip eyle. AMİN

Perşembe, Şubat 17, 2011

Bunu anlatmadan geçmemem lazım

Polisçilik olayını bayağı ilerlettik artık birbirimizi tutuklayıp, elleri kelepçeliyoruz. Önce Talha enese geliyo ikisininde elinde silah niyetine bir oyuncak (bu genelde lego oluyor) Muhabbet şu “siahı bıakk” diğeri silahı bırakıp elini kaldırıyor. Sonra evde bulduğumuz tespih ellere kelepçe niyetine geçiriliyor. Sonrada odaya hapsedilip kapı üzerine kapatılıyor. Bu durum Enesin Talhayı tutuklamasıyla devam ediyor. Ama Enes Talha’yı tutukladığı zaman Talhanın kopardığı kıyameti görmek lazım. Yıkıyo ortalığı kurtarın beni diye

Çarşamba, Şubat 09, 2011

MESLEĞİMİZİ SEÇTİK : "BEN POİSS"

Enesle Talhanın acayip bir silaha sempatileri var. Bu öyle birşeyki legolardan bile silah yapıyoruz. Bu sempatinin nereden geldiği konusunda bir fikrim yok artı hani bu çocuklarına silah alanlarada oldum bittim kızmışımdır. Ama oğullarımda böyle bir sevgi oluşunca olayın her zaman aileyle orantılı olmadığını da anladım.
Hafta sonu babalarının telefonunu almışlar, bir güzel başka bir odaya geçmişler onu bunu arıyorlarken yakaladım oğullarımı. Kimleri aradıklarına bakarken az kalsın poliside arayacakmışsınız dedim. Hikaye burdan başladı. Polis polis bağrışmaları bütün gün sürdü. Kimi arıyodunuz bakiyim dediğimde cevap direk pois pois oldu. Ama bununla bitmedi tabi ertesi gün Enesle Talham kendilerini polis ilan ettiler. Ben polisin ne olduğunu bilmediklerini zannediyordum.
Ama önce silahla polisi bağdaştırmaları (silahı alıp ben pois diyorlar) ardından televizyonda film izlerken polisleri göstermeleri, sokakta yürürken poliss arabasını ve hatta rozet resminden emniyet binasını gösterip polis polis demeleri bana şunu dedirtti. Valla benim çocuklar çok bilinçli bir şekilde bu mesleği sevip beğenmişler. Olayın ne olduğunun farkındalar yani.

Son olarak babamız 2 tane polis arabası hediye etti oğluşlarına. Ellerinde 5 dakika düşürmüyorlar. Birde gelip arabayı gösterip soruyorlar.

"Anne ne?"
"Enes yada Talha polisin arabası"

sormalarının sebebi bilmemeleri değil tabiki benim ağzımdan duyunca daha bir mutlu oluyo aşklarım.
Related Posts with Thumbnails