
Perşembe, Ekim 30, 2008
Çarşamba, Ekim 29, 2008
1. yılı yarıladık 6.Ay
Bu altıncı ay benim için gerçekten önemliydi. Şöyleki 6. ayına geldikten sonra bir bebek artık bir çok ek gıdaya başlayabilir, dişleri çıkar, gaz sorunları iyice biter, oturabilir, yavaş yavaş emeklemeye başlayabilir benim için en önemlisi ise gece yemeğini bırakabilir ve "geceleri aralıksız uyuyabilir" olanıydı.Biz ne durumdayız peki ?Artık bir çok ek gıdaya başlamış durumdayız. İlk dişlerimizi çıkartmaya başladık. Ateşimiz çıkıyor, burnumuz akıyor, asabiyiz, sinirliyiz ve yemek yemek istemiyoruz. 4. ayımızdan beri kucakta oturuyorduk. Ama artık tek başımıza yastık destekli oturmaya çalışıyoruz. Hemen kayıyoruz o ayrıEmeklemeye başladık başlayacağız gibi ama biraz tembeliz galiba:))Gece yemeğini kesip kesmemekte kararsızız. Hala geceleri hiç uyumuyoruz
Etiketler:
1. yılın yarısı 6.Ay
Perşembe, Eylül 25, 2008
5 Aylığız :))
Maşallah kilo alımımız gayet güzel, boyumuz, posumuz da yerinde imiş. Doktorumuz öyle söyledi. Tabi bu geçirdiğimiz hastalık olmasaydı daha iyi olurdu muhtemelen. Sonuç itibariyle bünyemiz zayıf düştü. 4. ayımızda ki rahatsızlığımız geçtikten bir müddet sonra tekrar grip olduk. Hemen doktorumuza götürdük. Gribal enfeksiyon. Evin içinde nerden kapıyolar anlamadım ama yapacak birşey yok. Elimden geldiğince dikkat ediyorum ama yinede bir yerlerden sızıyo haneye demekki. Neyse Allah beterinden saklasın. Artık iyice şekillenmeye başladık. Yüzümüz gözümüz iyicene meydana çıktı. Tek başımıza oturamıyoruz ama kucak olunca rahat oturuyoruz. Tabi anneannemizin kucağı olunca onun keyfi bir başka oluyor hiç kimsenin yüzüne dahi bakmıyoruz. Ve tabi en sevdiğimiz oyun kucakta zıplamak. Offff off anlatamam bir keyif alıyoruz ki. Artık kollarımız tükeniyor efemle ağamı zıplatmaktan ama durduğumuz andada kıyamet kopmuyor değil. Onların yorulması lazım, o da tabi biraz zaman alıyor Yemek olayımız gittikçe gelişmeye ve renklenmeye başladı. Artık meyve sularında da değişik tatlara başlayacağız. Portakal suyu için 6. ayı bekliyoruz. Daha doğrusu bir çok tat için bekliyoruz.
Çarşamba, Eylül 24, 2008
Cuma, Ağustos 29, 2008
4. Ay

Bu ay oldukça sıkıntılıydı. Çocuklarım aynı gün hasta oldular. Daha doğrusu aynı anda bende dahil hepimiz hasta olduk. Neden olduğunu anlamadım ama üşüttük muhtemelen. Tabi bu efemle ağamı daha zorladı. 10 gün boyunca oğullarımın griple birlikte bronşlarının dolması ve doğru düzgün nefes alamamaları ömrümden ömür götürdü resmen. Doktorumuz akciğer filmi istedi ve alerjik bronşit teşhisi koydu. Sonrasında buhar tedavisi başladı. Gittiğimiz akşam hastanede kalmamızı istedi ama ben iki çocukla ilgilenmekte zorlanabileceğim için evi tercih ettim. Acilde ki buhar tedavisinden sonra evimize gittik. Neyseki çocuklarım uzun uykusuz bir kaç geceden sonra o gün rahat uyudular. Ertesi gün sabah tekrar gittik ve 1 hafta aynı şekilde devam edildi. Tabi yanında antibiyotik, şurup vsvs. veriyoruz. Bu ayı böyle atlattık. Ama gerçekten çok zordu. İnsan bazı şeyleri anne olunca anlıyor. Evladının hasta olması ne zor olmuş. Tabi bide ikiz annesi olunca bu zorluk ikiye katlanıyor. Onlar her iniltisi gelip insanın kalbine ok gibi saplanıyor gerçekten. Bu arada anne sütü olayımız bizim nane molla çoğunluk mama yiyoruz. 4. ayımızda artık ek gıdalara başladık. Meyve püresi, havuç püresi, çorbalar vs.vs. veriyoruz. Bu işde öyle kolay değilmiş. Acayip vaktimi alıyor. Şöyleki çorbayı pişirdikten sonra tel süzgeçten geçiriyoruz (blender kullananlarda var ama ben sağlıksız buluyorum) ve bu işlem acayip vaktimi alıyor ama yedirmek çok keyifli. Yavaş yavaş, azıcık azıcık veriyorum oğluşlarımın ağzına. Her seferinde yeni bir tatla tanıştırıyorum. Kusmalarımız aynı hızda devam ediyor. Bu arada doğduğumuzdan beri çok kusuyoruz. Bütün çocuklar bu kadar kusarmı bilmiyorum. Artık insanları ayırt etmeye başladık. Anneannenin kucağından kimseye gitmiyoruz. Ondan sonra benim kucağımdan sonrada babanın kucağından kimseye gitmiyorlar. Bu arada kucakta oturmaya başladık. Ama hala kafamızı tam anlamıyla tutamıyoruz. Talha mın boynunda bir eğrilik oluştu. Ama doktor geçeceğini söyledi masaj yapmamız gerekiyormuş. Kulaktan arkaya parmak masajı. Yapmadığın takdirde 1 yaşından sonra çaresi yok. Allah korusun. Birde göz pınarı masajı var bu da hem nefes için hemde gözlerinde çapaklanma olmasın diye. Aldığımız ana kucakları beşiklerimizi gölgede bıraktı devamlı onun içindeyiz. Bu bizim için rahatlık oldu en azından kucaktan kurtulduk ama tabi devamlı birinin sallaması lazım ikisinide. Aksi takdirde kesinlikle içinde durmak istemiyorlar. Gece yatarken artık yeni beşikleriyle yanımıza taşınıyorlar. Birine annem birine ben bakıyorum yada güçlerimizi birleştirip bütün geceyi aynı odada beraber geçirip sabahı buluyoruz. Anladım ben benim çocuklarım uykuyu vakit kaybı sayıyorlar:))
Salı, Ağustos 26, 2008
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


