Pazartesi, Eylül 14, 2009

Yaagaaayiii!...Yagaaayiii!...



Bu başlık çok önemli! Çünkü Talham son 3 gündür devamlı bu kelimeyi tekrarlıyor. Devamlı büyük bir zevk ve heyecanla aynı kelimeyi tekrar eden oğlumun bu kelimesinin ne anlama geldiğini maalesef çözemedik. Ama bunu şarkı gibi söylemesi bana ilk bestesini yaptığı izlenimini veriyor:)
Hazır söylenen kelimelere gelmişken konu efemle ağamın söylediği kelimeleride unutmadan yazalım. Şu anda 17 aylığız ve aşağıdaki kelimeleri söyleyebiliyoruz.

*anniy (bu ben oluyorum)

*baaba

*deede

*at

*aaattimm

*ach

*all

*mama

*memi(emzik 1 kaç defa duydum)

*abii

*eyay

*gell (en sevdiğimiz kelime)

*bir bir bir (talha bunu kullanıyor)

*taahaaa(enes bunu kullanıyor)

*kii (kim - kapı ve telefon çalınca)

*çaal (çatal dediğim zaman tekrarlıyorlar)

*gaa (kalk çok nadir kullanıyoruz)

*aa gii ( al giy olabilir dün talha babasına tişörtünü uzatırken kullandı)

***ve son olarak yagaaayiii, yagaayiii
Şimdilik aklımdakiler bu kadar. Liste uzadıkça eklemeleri yaparız.

Pazar, Eylül 13, 2009

Bir haftasonundan notlar!

Talha dünden beri ellerini arkasında bitiştirip efe efe dolaşmaya başladı nerden gördüğünü bilmiyorum ama inanılmaz komik duruyor. birde bu efelenmenin yanısıra enesin saçını yeniden çekmeye başladıB(( Tabi bu ağamı korkutmuş olacakki artık efeye çok yanaşamıyor ve dolayısıyla ısıramıyorda.
Dün ben bir yerden evi düzenlerken ağamla efemde diğer yandan bozarken yine komik manzaralardan biriyle karşılaştık. Efemi benim tuvalet masamın koltuğunu gardırobumun önüne çekmiş bir güzel babasının bütün kıyafetlerini yere boca ettikten sonra takı çekmecemi çekip araştırma yapar durumda iken yakaladık. Tabi enesde yanında durmuş talhanın yere attıklarında faydalanır durumdaydı. Gülmekten kırıldık desem yeridir. O kadar mutlu ve şaşkın hali vardıki bir yandan hepsini almak istiyor diğer yandan güç yetiremediği için birini alıp birini bırakıyor. Bir araştırma, bir inceleme aşkı anlatamam.
Mutfağımda bulunan dolaplarımdan bir tanesini neredeyse üzerlerine deviriyorlardı. Normalde zaten kapakları merdiven yapıp tırmandıkları için bantlamış olduğum bölmeleri kollarından tutup (efem ortadan, ağam üstten) kendilerine çekip bırakıyolar böylelikle her seferinde yüreğimin ağzıma gelmesi bir yana dolap bir öne bir arkaya devrildi devrilecek durumda. Napiyim bende ilk fırsatta bantları kesip kolları söktüm. Yeni yöntemler bulana kadar en azından yine tehlikesiz sıfatına indirgedim olayı.
Yine haftasonu ağam ve efem yeni oyunlar buldular. Oturma odamdaki koltukların kollarını sırf tırmandıkları için çıkarmıştım zaten. Şimdide en tepesine tırmanıp ki bunu yapıyorlardı ama en azından uzanıyorlardı ve kendilerini tutabiliyorlardı. Şimdi ise ayağa kalkıyorlar. Bunu Allahtan yanımızda bir kaç sefer yaptıkları için her düşüşlerinde havada yakaladık. Ama baktık bu heyecanla yaşanmaz ki bizim korktuğumuzu bildikleri için daha bir mutlu oluyorlar yaparken koltuğu tamamen açmaya karar verdik. Çekyat tarzı olduğu tabi problem olmadı Allahtan sabit koltuk değil öyle oalsaydı napardık bilmiyorum. Artık bir süre en azından ağamla efem bu heyecanlı aksiyon oyununu unutana kadar açık kalsın:))Not: 17. ayımızın içindeyiz

Perşembe, Ağustos 20, 2009

Okudum ki!...(paylaşmadan geçmeyelim)

Hamileliğimde bunların hepsini okuyup, duyduğumda ben de bunları böyle kitabına göre yapacağım diye kendimce karar vermiştim. Ama gerçek hayatta hiç de öyle planladığın gibi olmuyormuş? Evdeki hesabın çarşıya uymadığını tez zamanda gördüm maalesef.İşte benim tecrübelerim:1. Okudum ki: Doğduğunda mutlaka sadece anne sütü verilecek. Yoksa biberona alışabilir veya "nipple confusion" yaşayabilirmiş.Gördüm ki: Bebişin kilosu önemli miktarda azalır ve doktor formula ver derse, aynen formula takviyesini dayıyormuşuz.(ha biz bunu yaşamadık ama bu tür vakaları yaşayanları gördüm)2. Okudum ki: Sallayarak uyutmaya alıştırmamak lazımmış.Yaşadım ki: İlk 3 ay bebişin uyuması için her yol mübahmış.Kaldı ki alıştırmak kavramı da çokbilmiş böyle 3-5 çocuk büyüten sözüm ona uzman annelerin safsatasıymış.Bebeğin uyuması için denenen onca yol yordam çözüm olmazsa hatmettiğin onca yazı,site karşıtı sallamak fiili illaki caizleşiyormuş.3. Okudum ki: Bebeğimizi memede veya biberonda uyutmamak lazımmış.Yaşadım ki: Bebiş uyuyacaksa uyusunmuş, ister memede, ister biberonda, ister bacakta sallanırken...Yeter ki uyusun da şöle ecü yatak görebilesin sen de.4. Duydum ki: Aman her gak guk dediğinde bebeği kucağa almayın; kucağa alışırmış, şımarırmış.Yaşadım ki: Kucağa alışma diye diye birşey yokmuş. bebişimizi bol bol kucaklayıp, sarılıp öpecekmişiz. Güven duygusunun gelişmesi için ağladığında cevap verecekmişiz. Sonra büyüyüp sözüm ona koca adam olunca zaten kucaktan kaçmak için solucan gibi kıvranacakmış.Zaten sen kucana almazsan o inadım inat muradım kel murat hesabı seni mutlak hizaya sokarmış….kucak hizasına.5. Okudum ki: 6-7 aylıktan sonra gece beslemelerini kesecekmişiz.Yaşadım ki: Bu lafı edenler yavrularımız gece uyanıp ağladığında bi taraflarında pireler uçuşarak üçüncü beşinci uykularını uyuyorlarmış. Biz ise kucaklayıp bebişi beslemeye devam ediyormuşuz.Zaten sıkıysa besleme…Avazı çıkan bebek illakine isterim …. modundaymış6. Okudum ki: İlk dişler ortalama 6. ayda çıkarmış.Gördüm ki: İlk dişler 11. - 12. ayda da çıkabilirmiş.Bizimki diil ama böyleleri de var tıpkı dişle doğanlar gibi.7. Okudum ki: Bebeklere TV seyrettirilmemesi gerekirmiş.Yaşadım ki: Yavruya yapılacak başka animasyon kalmadığında ve yavru sıkıntıdan sinir küpü olduğunda (az da olsa) TV imdadımıza yetişirmiş.Her yerde reklam zararlı özellikle deseler de iki saniye olsun nefes almanı sağlıyacaksa bu bile mubahlaşıyormuş.Hele en fazla yarım saat olan dahi bebek-baby Einstein cdleri yemek yerken bebişi meşgul etmek için en birincil obsesyon oluyomuş.8. Okudum ki: 1 yaşını geçtiğinde biberonla süt/su vermeyi bırakmak gerekirmiş.Gördüm ki: Başka türlü süt içmeyi kabul etmiyorsa biberonla vermeye devam edilirmiş.Yeter ki içsinmiş-yesinmiş.Beden dersinde hiç atamadığın taklalar attırılırmış en alasından.9. Duydum ki: Çocuklar 1 yaşından evvel tuvalete alıştırılabilirmiş. (örn: amerikada 6 ayda öğrenen bebek veya ülkemizdeki bilumum vs ler)Görüyorum ki: Yavru hazır olmadan hiçbirşeyi zorla yaptıramazmışsınız yaptıramıyormuşsunuz.10. Okuduklarımdan Sandım ki: İstediğin kadar yavruşlar emzirilebilir.Yeter ki süt yok die pes etmeyesin.Gördüm ki: Sütünüz tahmininizden evvel azalabilirmiş, hatta kesilebilirmiş.Can alıcı noktada mecburen pes ediyomuşsun.Bu tür anne sütü savaşı öykülerini de okudum en yaşanmışından…..11. Düşündüm ki: Bunların hepsini ben tek başına yaparım. Kimseye ihtiyacım yok.Olsa olsa az buçuk lohusalıkta naz yaparmışım.Yaşadım ki: Annem olmasa bu çocuk 2 aylık olmazmıs. Belki olurmuş ama o zaman ben böyle olmazmışım.Böyle değil hatta hiç olmazmışım.12. Düşündüm ki: Hamişlikte hiç zarar ziyan etmeyen hatta varlığını 27 hafta gizde tutan oğliş doğunca da benim evdeki oyuncak bebelerim gibi bezini al, karnını doyur, gazını çıkar modunda bi bebiş olacak.Gördüm ki: Avcunu yalarsın kızım.Bu bebek yola koyulur koyulmaz o 40 haftanın da intikamını alıyor, 7/24 seni mesaide tutmayı da beceriyor.Artı bir de etraftaki çok bilmişleri dinleyip asabiyetin tavan yapıyor.Yapmıyorsa sinirlerini aldırmışsındır.Doğal yollardan sükunetini koruyamayacağına eminim.
13. Duydum ki: Ooooo onların zamanında onlar yokmuş, bunlar yokmuş, annelik çok zormuş.Yaşadım ki: Annelik hala zor….

Çarşamba, Ağustos 05, 2009

5 dk sessizlik sonrası!
























15. Ay







Pazartesi, Temmuz 06, 2009

14. Ay













































































Çarşamba, Mayıs 27, 2009

13. Ay

İlk saç kesimimizi yaptık:)














Related Posts with Thumbnails