
Bu ay oldukça sıkıntılıydı. Çocuklarım aynı gün hasta oldular. Daha doğrusu aynı anda bende dahil hepimiz hasta olduk. Neden olduğunu anlamadım ama üşüttük muhtemelen. Tabi bu efemle ağamı daha zorladı. 10 gün boyunca oğullarımın griple birlikte bronşlarının dolması ve doğru düzgün nefes alamamaları ömrümden ömür götürdü resmen. Doktorumuz akciğer filmi istedi ve alerjik bronşit teşhisi koydu. Sonrasında buhar tedavisi başladı. Gittiğimiz akşam hastanede kalmamızı istedi ama ben iki çocukla ilgilenmekte zorlanabileceğim için evi tercih ettim. Acilde ki buhar tedavisinden sonra evimize gittik. Neyseki çocuklarım uzun uykusuz bir kaç geceden sonra o gün rahat uyudular. Ertesi gün sabah tekrar gittik ve 1 hafta aynı şekilde devam edildi. Tabi yanında antibiyotik, şurup vsvs. veriyoruz. Bu ayı böyle atlattık. Ama gerçekten çok zordu. İnsan bazı şeyleri anne olunca anlıyor. Evladının hasta olması ne zor olmuş. Tabi bide ikiz annesi olunca bu zorluk ikiye katlanıyor. Onlar her iniltisi gelip insanın kalbine ok gibi saplanıyor gerçekten. Bu arada anne sütü olayımız bizim nane molla çoğunluk mama yiyoruz. 4. ayımızda artık ek gıdalara başladık. Meyve püresi, havuç püresi, çorbalar vs.vs. veriyoruz. Bu işde öyle kolay değilmiş. Acayip vaktimi alıyor. Şöyleki çorbayı pişirdikten sonra tel süzgeçten geçiriyoruz (blender kullananlarda var ama ben sağlıksız buluyorum) ve bu işlem acayip vaktimi alıyor ama yedirmek çok keyifli. Yavaş yavaş, azıcık azıcık veriyorum oğluşlarımın ağzına. Her seferinde yeni bir tatla tanıştırıyorum. Kusmalarımız aynı hızda devam ediyor. Bu arada doğduğumuzdan beri çok kusuyoruz. Bütün çocuklar bu kadar kusarmı bilmiyorum. Artık insanları ayırt etmeye başladık. Anneannenin kucağından kimseye gitmiyoruz. Ondan sonra benim kucağımdan sonrada babanın kucağından kimseye gitmiyorlar. Bu arada kucakta oturmaya başladık. Ama hala kafamızı tam anlamıyla tutamıyoruz. Talha mın boynunda bir eğrilik oluştu. Ama doktor geçeceğini söyledi masaj yapmamız gerekiyormuş. Kulaktan arkaya parmak masajı. Yapmadığın takdirde 1 yaşından sonra çaresi yok. Allah korusun. Birde göz pınarı masajı var bu da hem nefes için hemde gözlerinde çapaklanma olmasın diye. Aldığımız ana kucakları beşiklerimizi gölgede bıraktı devamlı onun içindeyiz. Bu bizim için rahatlık oldu en azından kucaktan kurtulduk ama tabi devamlı birinin sallaması lazım ikisinide. Aksi takdirde kesinlikle içinde durmak istemiyorlar. Gece yatarken artık yeni beşikleriyle yanımıza taşınıyorlar. Birine annem birine ben bakıyorum yada güçlerimizi birleştirip bütün geceyi aynı odada beraber geçirip sabahı buluyoruz. Anladım ben benim çocuklarım uykuyu vakit kaybı sayıyorlar:))









