Ben şunu anladım benim oğluşlarım beni ve babayı görünce zıvanadan çıkma hali yaşıyorlar. Şöyle ki bir insan nasıl çıldırtılır bu yaşta nerdeyse tez yazacaklar bunun üzerine. Kısaca özetlersek
*Sabah kahvaltıda ağlama sendromları, küsme, yememe, annenin çabası sonucunda sakinleşme.
*Alta kaçırma durumları. Yıka, sil, temizle durumu.
*Özenle düzenlenmiş yatakları günde 20 kez dağıtma durumları. (Bu olaya fena takmış durumdayız. Yorganlarla yol ve araba yapma durumundan saklanma durumuna geçtik. )
*Tezgahın üzerindeki tuzu daha sabah özenle süpürülmüş halıların üzerine yemek pişirme edasıyla serpme durumu. (talhanın beni görünce coşma hali de çok tatlıydı. Koca kavanozla bir yandan tuzu döküyor, bir yandan gülüyor.)
*Televizyon düşürme çalışmalarına devam etme durumu.
*Annenin makyaj malzemeleri bilahare rujlarıyla annenin tuvalet aynası olmak üzere duvarları boyama durumu. (gitttiiii gittiii rujlarım gitti)
Pazartesine oldukça antremanlı girdik anlayacağınız. Haftasonu yapılan o kadar spordan sonra
Sevgiyle kalın.
Pazartesi, Şubat 28, 2011
Cumartesi, Şubat 26, 2011
Bunu anlatmadan geçmemem lazım.
Enesin yüzünde bir kızarıklık oluştu ne zamandır gidemedik doktora. Geçen ayarladık sabah erkenden götürelim dedik. Talha evde kaldı tabi. Sabah uyanınca Enesi evde aramış. Bulamayınca çok üzülmüş, ağlamış, “ben enese uçucam” diyormuş. Annem aradı bizi Enesle konuşturduk. Enesin sesini duyunca rahatladı. Bu duruma çok duygulandım. Allahım sen evlatlarımı koru, onlara sağlık , sıhhat nasip eyle. AMİN
Etiketler:
Bunu anlatmadan geçmemem lazım.
Perşembe, Şubat 17, 2011
Bunu anlatmadan geçmemem lazım
Polisçilik olayını bayağı ilerlettik artık birbirimizi tutuklayıp, elleri kelepçeliyoruz. Önce Talha enese geliyo ikisininde elinde silah niyetine bir oyuncak (bu genelde lego oluyor) Muhabbet şu “siahı bıakk” diğeri silahı bırakıp elini kaldırıyor. Sonra evde bulduğumuz tespih ellere kelepçe niyetine geçiriliyor. Sonrada odaya hapsedilip kapı üzerine kapatılıyor. Bu durum Enesin Talhayı tutuklamasıyla devam ediyor. Ama Enes Talha’yı tutukladığı zaman Talhanın kopardığı kıyameti görmek lazım. Yıkıyo ortalığı kurtarın beni diye
Etiketler:
Bunu anlatmadan geçmemem lazım
Çarşamba, Şubat 09, 2011
MESLEĞİMİZİ SEÇTİK : "BEN POİSS"
Enesle Talhanın acayip bir silaha sempatileri var. Bu öyle birşeyki legolardan bile silah yapıyoruz. Bu sempatinin nereden geldiği konusunda bir fikrim yok artı hani bu çocuklarına silah alanlarada oldum bittim kızmışımdır. Ama oğullarımda böyle bir sevgi oluşunca olayın her zaman aileyle orantılı olmadığını da anladım.
Hafta sonu babalarının telefonunu almışlar, bir güzel başka bir odaya geçmişler onu bunu arıyorlarken yakaladım oğullarımı. Kimleri aradıklarına bakarken az kalsın poliside arayacakmışsınız dedim. Hikaye burdan başladı. Polis polis bağrışmaları bütün gün sürdü. Kimi arıyodunuz bakiyim dediğimde cevap direk pois pois oldu. Ama bununla bitmedi tabi ertesi gün Enesle Talham kendilerini polis ilan ettiler. Ben polisin ne olduğunu bilmediklerini zannediyordum.
Ama önce silahla polisi bağdaştırmaları (silahı alıp ben pois diyorlar) ardından televizyonda film izlerken polisleri göstermeleri, sokakta yürürken poliss arabasını ve hatta rozet resminden emniyet binasını gösterip polis polis demeleri bana şunu dedirtti. Valla benim çocuklar çok bilinçli bir şekilde bu mesleği sevip beğenmişler. Olayın ne olduğunun farkındalar yani.
Son olarak babamız 2 tane polis arabası hediye etti oğluşlarına. Ellerinde 5 dakika düşürmüyorlar. Birde gelip arabayı gösterip soruyorlar.
"Anne ne?"
"Enes yada Talha polisin arabası"
sormalarının sebebi bilmemeleri değil tabiki benim ağzımdan duyunca daha bir mutlu oluyo aşklarım.
Hafta sonu babalarının telefonunu almışlar, bir güzel başka bir odaya geçmişler onu bunu arıyorlarken yakaladım oğullarımı. Kimleri aradıklarına bakarken az kalsın poliside arayacakmışsınız dedim. Hikaye burdan başladı. Polis polis bağrışmaları bütün gün sürdü. Kimi arıyodunuz bakiyim dediğimde cevap direk pois pois oldu. Ama bununla bitmedi tabi ertesi gün Enesle Talham kendilerini polis ilan ettiler. Ben polisin ne olduğunu bilmediklerini zannediyordum.
Ama önce silahla polisi bağdaştırmaları (silahı alıp ben pois diyorlar) ardından televizyonda film izlerken polisleri göstermeleri, sokakta yürürken poliss arabasını ve hatta rozet resminden emniyet binasını gösterip polis polis demeleri bana şunu dedirtti. Valla benim çocuklar çok bilinçli bir şekilde bu mesleği sevip beğenmişler. Olayın ne olduğunun farkındalar yani.
Son olarak babamız 2 tane polis arabası hediye etti oğluşlarına. Ellerinde 5 dakika düşürmüyorlar. Birde gelip arabayı gösterip soruyorlar.
"Anne ne?"
"Enes yada Talha polisin arabası"
sormalarının sebebi bilmemeleri değil tabiki benim ağzımdan duyunca daha bir mutlu oluyo aşklarım.
Çarşamba, Ocak 05, 2011
2011'e merhaba
2010'u da bitip 2011'e merhaba dediğimiz bu günlerde uzunca bir zamandır uğrayamadığım blogumada bir merhaba diyim hemde ufak tefek aklımda kalan anılardanda bir dem vurayım dedim.
*Bu sene bizim için önemli çünkü bezden çıktık ve normal tuvalet alışkanlığımızı kazandık.
*Terrible two olması münasebetiyle oldukça sinirli, hırçın, duvarlara yumruk atan, yerle bütün olan, kapıları suratımıza çarpan birileri olduk çıktık.
*Ayrıca dalga geçilmesinden de hiç ama hiç hoşlanmıyoruz. Tatildeyken masaların yanında koşan Talhamın düşüşüne gülen masadakilerin başına gelenleri daha unutmadım. Tabi engel olmaya çalışan benim başıma gelenleri saymıyorum bile:))
* Artık birbirleri ile oynamaktan zevk alan iki oğlum var. Bu tabi bazen başka şeylere de sebebiyet verebiliyor ama olsun. Onların birlikte yaptıkları herşey bana mutluluk veriyor. Bu yaramazlık bile olsa.
*Artık kaşık tutma konusunda daha iyiyiz ama ben yinede çok dökülecek şeyleri kendim yedirmeyi tercih ediyorum.
*Oyuncaklar konusunda en sevdiğimiz oyuncak ben ne kadar buna pek sıcak bakmasamda silahlar onların deyimiyle cu cu:)) İkinci olarak mutfak malzemeleri:P
*Kendilerine has oğullarımın kendilerine has hallerinin olduğu alanlarda oldu tabi. Mesela tatilde bütün çocuklar sahnede dans ederken talha tek başına sahnenin altında dansediyordu. Herkes indikten sonrada o çıkmak istiyordu. Enes ise sahnede diğer çocuklardan ve onların danslarından alakasız bana el sallayıp öpücükler gönderiyordu.
*Tabi yaptığımız yaramazlıklardan da biraz dem vurmadan geçmek olmaz. Talhanın krem kutusunu komple kafasına sürdüğü ve enesinde talhanın yüzünden ve saçından alıp ne sürersem kardır hesabı saçlarına sürmesi ve gördüğümde onları temizlememin 1 saatten fazla zamanımı aldığı bir hikayemiz var.
*Talhamın ve Enesimin mutfak ve tezgahı ile ilgili bir sürü macerası var mesale aygazın düğmesini açması ve benim kokuya uyanmam ki Allahtan balkonun kapısı açıktı ve çok şükür ucuz atlattık. Ya da tezgahın üzerindeki yağ şişesini ele geçirip komple halıya bocalamak, tezgahın üstündeki süt dolu tencereyi kepçeyle lavaboya boşaltmak, annenin kekine kırdığı 5 yumurtayı komple yere ve halıya boca etmek vsvsvs. bunun gibi bir sürü örnek var elimizde:)
* Şunuda belirtmeden geçmeyelim şu anda hala konuşamıyoruz ama önceki yazılarımda da belirttiğim gibi kelime haznemizi bayağı genişlettik.
Şimdilik bu kadar.
Sizleri seviyorum canlarım
*Bu sene bizim için önemli çünkü bezden çıktık ve normal tuvalet alışkanlığımızı kazandık.
*Terrible two olması münasebetiyle oldukça sinirli, hırçın, duvarlara yumruk atan, yerle bütün olan, kapıları suratımıza çarpan birileri olduk çıktık.
*Ayrıca dalga geçilmesinden de hiç ama hiç hoşlanmıyoruz. Tatildeyken masaların yanında koşan Talhamın düşüşüne gülen masadakilerin başına gelenleri daha unutmadım. Tabi engel olmaya çalışan benim başıma gelenleri saymıyorum bile:))
* Artık birbirleri ile oynamaktan zevk alan iki oğlum var. Bu tabi bazen başka şeylere de sebebiyet verebiliyor ama olsun. Onların birlikte yaptıkları herşey bana mutluluk veriyor. Bu yaramazlık bile olsa.
*Artık kaşık tutma konusunda daha iyiyiz ama ben yinede çok dökülecek şeyleri kendim yedirmeyi tercih ediyorum.
*Oyuncaklar konusunda en sevdiğimiz oyuncak ben ne kadar buna pek sıcak bakmasamda silahlar onların deyimiyle cu cu:)) İkinci olarak mutfak malzemeleri:P
*Kendilerine has oğullarımın kendilerine has hallerinin olduğu alanlarda oldu tabi. Mesela tatilde bütün çocuklar sahnede dans ederken talha tek başına sahnenin altında dansediyordu. Herkes indikten sonrada o çıkmak istiyordu. Enes ise sahnede diğer çocuklardan ve onların danslarından alakasız bana el sallayıp öpücükler gönderiyordu.
*Tabi yaptığımız yaramazlıklardan da biraz dem vurmadan geçmek olmaz. Talhanın krem kutusunu komple kafasına sürdüğü ve enesinde talhanın yüzünden ve saçından alıp ne sürersem kardır hesabı saçlarına sürmesi ve gördüğümde onları temizlememin 1 saatten fazla zamanımı aldığı bir hikayemiz var.
*Talhamın ve Enesimin mutfak ve tezgahı ile ilgili bir sürü macerası var mesale aygazın düğmesini açması ve benim kokuya uyanmam ki Allahtan balkonun kapısı açıktı ve çok şükür ucuz atlattık. Ya da tezgahın üzerindeki yağ şişesini ele geçirip komple halıya bocalamak, tezgahın üstündeki süt dolu tencereyi kepçeyle lavaboya boşaltmak, annenin kekine kırdığı 5 yumurtayı komple yere ve halıya boca etmek vsvsvs. bunun gibi bir sürü örnek var elimizde:)
* Şunuda belirtmeden geçmeyelim şu anda hala konuşamıyoruz ama önceki yazılarımda da belirttiğim gibi kelime haznemizi bayağı genişlettik.
Şimdilik bu kadar.
Sizleri seviyorum canlarım
Etiketler:
2011 ilk yazı
Salı, Kasım 30, 2010
Oyuncaklarımızı topladık:)
Dün ilk defa mükemmel bir şekilde oyuncaklarını topladı bizim ağa ile efe. O kadar karışığızki devamlı toplamama rağmen ev resmen bir oyuncak pazarı gibi. Dün en sonunda dayanamadım "hadi oyuncaklarınızı toplayın yoksa oyuncaklarınızı toplayıp kaldırıcam" dedim. Tabi bunu iki üç sefer söyledikten sonra baktım sırayla odalarına girip kapılarını örttüler. Bir ara neler oluyo diye kapıyı şöyle bir araladım. Ne göreyim oyuncaklarını topluyor bizimkiler. Çaktırmadan kapattım kapıyı. Az sonra geldiler anne anne diye. Gittim ohh tertemiz olmuş odamız. Koca bir maşallah tabiki. Sonrasında tek tek odamızı herkese gösterdik, gururlandık, onurlandık. Tabi bu bir seferlikte olabilir. Ama bunu alışkanlık haline getirirsek en azından geceleri uzun bir vaktimi alan komple oyuncak kaldırma operasyonunda yanıma iki yakışıklı da eşlik edecek:))
Cuma, Kasım 26, 2010
Anne
Yaklaşık iki haftadır izinliydik. Bayram tatili ardından bir haftalık iznimizle birleşince uzun bir tatil oldu. Oğullarımla şöyle uzun bir vakit geçirmeyi çok özlemişim. Çok yorucu ama bir o kadar da güzel bir tatil oldu. Beraber gezdik, gördük, eğlendik bebişlerimle. Tatilde neler oldu? İlk üç gün ağlama seanslarıyla geçti. Nedense çok agresiftik. Bayramda tabi evden çıkıp gezmeler başlayınca biraz rahatladık stres attık. Ardından tatil olayı olunca ooohh değmeyin keyfimize bayağı relax olduk. İyi de oldu. Şu anda kelimeleri daha iyi kullanmaya başladık. "Evet"i çok kullanıyoruz. "Vivet" diyoruz bişey sorunca. Hayır oluncada "ok" diyoruz.
Ama en güzel haber şu Anneee diyoruz artık. İlk defa net bir şekilde 7 Kasım'da Talha dedi bunu. Enes'te nanne diyor. Tabi dünyalar benim durumundayım duyunca bunu. Bununda farkındalar sırf beni kandırmak için bile sık kullanıyorlar bunu. Birşey istediğimizde "anne" diyoruz, diğer durumlarda "aya":))
Ama en güzel haber şu Anneee diyoruz artık. İlk defa net bir şekilde 7 Kasım'da Talha dedi bunu. Enes'te nanne diyor. Tabi dünyalar benim durumundayım duyunca bunu. Bununda farkındalar sırf beni kandırmak için bile sık kullanıyorlar bunu. Birşey istediğimizde "anne" diyoruz, diğer durumlarda "aya":))
Etiketler:
Anne dedik
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)