Pazartesi, Haziran 04, 2012
Tatildeydik
Bir haftalık tatilimiz bitti malesef bitti. Hiç istemesekte, keşke bir haftamız daha olsa desekte herşeyin sonu olduğu gibi tatilimizde sonunu buldu. Enesle Talham için inanılmaz bir yedi gündü. Gece geç saatlere kadar gez dolaş, hergün havuz, sinema, mini disco, park derken döndüğümüz günden beri bunalımdalar. Tabi onların bu bunalımları en çok beni etkiliyor. Mızmız, huysuz, inatçı, kırıcı, dökücü kişilikler benide bunalıma soktular diyebilirim. Okula gitmek istemiyorum söylemleri çoğaldığı gibi artık hergün kreşin kapısınnda on dakika da gitmiycem krizi yaşıyoruz. Bunun yanı sıra o kadar tatlılarki bir yandan kızarken bir yandan vicdanım sızlıyor. Allahım onları korusun sağlık sıhhat versin. Bu durumunda muhtemelen geçici bir süreç olduğunu düşünüyoorum. Bir tür bahar sendromu.
Pazartesi, Mart 19, 2012
Pazar günü gezmeye gittiğimiz evden çıkarken aradaki vana dolabını açtılar bizimkiler. Şöyle bir güzel incelediler. Asansöre binmeden önce Enes saatin üzerindeki mavi kapağı kaldırdı. Ve ev sahibine dönerek "size tuzak kurdum, biraz sonra hepiniz patlayacaksınız, hahaha" dedi. Ne diyeceğimi şaşırdım. O kadar ciddiydi ki:) Aşağı indiğimizde hala yukarı bakarak "anne ben onlara tuzak kurdum, biraz sonra bu ev başlarına yıkılacak" diyordu.
Enes Talha'nın kafasına bir top atmış. Tabi Talham biraz cazgırlığının etkisiylede acısını iki kat yaşayarak beni çağırdı. Ben tabi olaya müdahil olunca Enes'e Talhadan özür dilemesi ve öpmesi gerektiğini anlattım. Tamam dedi Enes gitti Talhanın kafasını öptü. Talha yanağını göstererek burası da acıyor diye Enese yanağını da öptürdü. Bu çene, göz, alın şeklinde devam etti... Fırsattan istifade bu olsa gerek:))
Pazar, Mart 18, 2012
Enesimin ve Talhamın hayvan sevgisini pekiştirmek için evimize bir muhabbet kuşu aldık. Kuşu görünce dünyalar oğullarımın oldu ama kuşun onlarla hiçbir alakasının olmadığını hatta ellerini uzattıklarında ısırdığını falan görünce bu durumdan hiç memnun kalmadılar. Hatta onları sevmediğini falanda düşünmeye başladılar. Tabi aradan 2 hafta geçti monik biraz alıştı bize. Benim omuzumda duruyordu. Enes çok ısrar edince onunda omuzuna koydum. Yarım saat beraber dolaştılar. Bu durum kuşumuzunda çok hoşuna gitmiş olacak ki hiç uçmadı. Enesimin mutluluğu ise görülmeye değerdi. Benim kuşum, beni öpüyor anne, monik beni çok seviyor anne diyip durdu. Tabi Talham durumu kıskandı. Bende istiyorum "haksısslık bu" diyip durdu. Sonrasında onun omuzuna koyduk önce Talha biraz korksada sonra alıştı. Yarım saate yakın da o omuzunda dolaştı monik. Mutlulukları görülmeye değerdi gerçekten:))
Cumartesi, Mart 17, 2012
İlk Tiyatro
Bugün oğullarım ilk tiyatro deneyimlerini yaşadı. Kozzyde sinbat ve adalar prensesi adlı oyuna geldik. Nebahat teyzeleri ve zeynepte bizimleydi. Önce güzel güzel koltuklarına oturdular. Ben biraz oğullarıma komiklik yapınca gayet neşeli olan Enesim kızgın bir şekilde bana "anne sus! tiaato başlayacak" diye komut verdi. Ardından telefonlarınızı kapatın anonsundan sonra tekrar bana dönerek "anne telefonunu kapat" diye komut verdi. Talha koltukta dönünce Talha'ya kızdı "düzgün otur"diye. Birde eliyle düzeltti Talhayı. Çok komikti gerçekten. Tiyatro başladıktan 5 dakika sonra Talha bana dönerek "anne hadi başlasın tiaaatro" deyince ne diyeceğimi şaşırdım gerçekten. Tiyatro boyunca Nebahat Zeynep'e ben Enes'le Talha'ya anlatıp durduk olanları. Ama yinede bunu deneyimlemiş olmaları çok hoşuma gitti. Tabi onlarında:)))
Etiketler:
İlk Tiyatro
Çarşamba, Mart 14, 2012
Diyaloglar
Bir kaç gün önce oğullarım meyveli yoğurt reklamı izlerken oğullarıma onların
faydalı olmadığını içinde zararlı maddeler olduğunu vs. anlattım.
Akşam baba gelince yine böyle meyveli yoğurt reklamı çıkmış. Enesim yavaşça babaya
yanaştı:
Enes : Baba bak meyveli yoğurt.
Baba : Canın mı istedi oğlum, ben alırım sana hemen ondan.
Enes (gayet sinirli): Hayır babaaaaaa hiç faydalı diil...
Gece saat 3 Talha yatağından Anneeee diye bağırır.
Baba nasıl olsa koltuğa gidecek diye kalkar yanına gider.
Babaya sen git annemi çağırdım denerek baba yatağa geri gönderilir.
Anne çağrılmaya devam edilir başarıyla yanına getirtilir.
Diyalog şu :
Anne : Annecim baban gelmişti yanına niye gönderiyosun?
Talha: Ama ben seni çağırdım.
Anne : Tamam hadi yatağa gidelim.
Talha: Beni koltuğa götür.
Tamam denilerek akşamdan hazırlanan çekyata götürülür.
Talha : Şimdi babam gelsin :))))))
Anne : Enes senin soyadın ne?
Enes : Enes Talha
Anne : Hayır annecim senin soyadın KIZILKUŞ.
Enes : Hayır ben kız değilim:)))
faydalı olmadığını içinde zararlı maddeler olduğunu vs. anlattım.
Akşam baba gelince yine böyle meyveli yoğurt reklamı çıkmış. Enesim yavaşça babaya
yanaştı:
Enes : Baba bak meyveli yoğurt.
Baba : Canın mı istedi oğlum, ben alırım sana hemen ondan.
Enes (gayet sinirli): Hayır babaaaaaa hiç faydalı diil...
Gece saat 3 Talha yatağından Anneeee diye bağırır.
Baba nasıl olsa koltuğa gidecek diye kalkar yanına gider.
Babaya sen git annemi çağırdım denerek baba yatağa geri gönderilir.
Anne çağrılmaya devam edilir başarıyla yanına getirtilir.
Diyalog şu :
Anne : Annecim baban gelmişti yanına niye gönderiyosun?
Talha: Ama ben seni çağırdım.
Anne : Tamam hadi yatağa gidelim.
Talha: Beni koltuğa götür.
Tamam denilerek akşamdan hazırlanan çekyata götürülür.
Talha : Şimdi babam gelsin :))))))
Anne : Enes senin soyadın ne?
Enes : Enes Talha
Anne : Hayır annecim senin soyadın KIZILKUŞ.
Enes : Hayır ben kız değilim:)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)