Perşembe, Kasım 17, 2011

Karagöz

Bugün karagöz oyununa gitti oğullarım. İlk tiyatro deneyimlerini gerçekleştirdiler. Çok keyif almışlar. Tam olarak anlatamasalarda ikisininde heyecanından anladım. Artık tiyatroya da gidermişiz. Yerim ben bunları yawwww:)

Perşembe, Ekim 27, 2011

Evde kaldık :)

Dün hava çok soğuk olduğu için çocukları evde bıraktım. Annemde gezmeye götürmüş. Bizimkiler zaten sıkılmıştı kreşten. Fırsat bu fırsat özgürlüklerini ilan ettiler. Dünden beri artık kreşe gitmek istemediklerini ve ananelerinin onlara bakabileceğini söylüyorlar. Bende napim anane çalışıyo evde yok dedim. "Aaaaaaaa" klasik şaşırma haraketinden sonra tam oh pes ettiler demiştim ki "o zaman cici anne (yengem - annemin gezmeye gittiği ev) bize baksın" dediler. Bu sefer ben "Aaaaaaa" oldum:))

Cumartesi, Ekim 15, 2011

Hastayız

Evet kış geldi, virüsler geldi. Bizimkilerde kendini gösterdi. Talhamın dudağı uçukladı ateşten, enes desen hasta. Antibiyotik falan fayda etmedi. 10 gündür geçmeyen hastalıktan ve gezilen birçok doktordan sonra aklıma eski doktorumuz Mustafa Bey geldi. Adamın adresini bulduk, gittik. Şu anda kullanıyoruz ve ağzımız çok şükür iyileşti. Canım Talham bir kilo vermiş belki daha çokta vermiştir. Ama Enesle aralarında 1 kilo fark oluşmuş. (Talha 16, Enes 17) Talha özellikler ağzındaki uçuklardan dolayı pipetle besleniyordu. Neyseki şimdi iyiyiz. Kreşede bayramdan sonra başlayacağız.

Çarşamba, Eylül 28, 2011

Kaza yaptık!

Kreşimizin önüne arabayı park edelim derken park etmiş başka bir arabaya tosladık. Arabada kreşin velilerinden birininmiş. Kadın sigortacı olunca işimiz kolaylaştı. Neyseki sorun yok. Allah beterinden saklasın. Allahım sen evlatlarımı koru. AMİN.

Pazartesi, Eylül 26, 2011

kreşten notlar

1. Gün : Çocukları bıraktık, sınıfları gezdik, talhayı sınıfında bıraktık, enesle vedalaştık. Akşam - Bütün gün gayet iyilermiş. Enes uykusunda biraz altına kaçırmış. İlk günün stresinden olabilir dediler. Yemeğini çok az yemiş. Eve geldik. Birbirlerine karşı daha saldırgan gördüm onları. Hala şokta gibiler. Sınıflarının ayrılmasından dolayı olabilir. 20.09.2011 Salı

2. Gün : Sabah evden çıktık. Arabada duamızı ettik. Kreşe vardık. Oldukça iyi görünüyorlar. Ama içlerinde ne yaşadıklarını bilemem. Akşam- Enes gün içinde yine altına kaçırmış. Yapmadığı bir şey normalde. Ama onun ne kadar duygusal bir çocuk olduğunu biliyorum. Kesinlikle hem evden hemde Talhadan ayrı olduğu için çok üzgün. Talha gayet iyiymiş. Ama uyumak istemiyormuş.Çok zor uyumuş. 21.09.2011 Çarşamba

3. Gün : Kreşteyiz. Talha biraz keyifsiz gibi. Onları öpüp bıraktım. Akşam - Enes hiç uyumamış. Yatakta oturup devamlı konuşmuş. " Canım annem, güzel annem, benim çok güzel annem var" diye öğretmenlerine anlatıp durmuş. Talha çok zor pijamalarını giymiş. Ama sonra ikna olmuş, Akşam biraz daha iyiydiler. Bebeklerim benim. Artık birbirlerini özlediklerini daha iyi gözlemleyebiliyorum. Evde birbirlerine sarılıp oynuyorlar. 22.09.2011 Perşembe

4. Gün : Kreşe bırakıp ayrıldım. Akşam Talhanın öğretmeni talhanın gün içinde gayet iyi olduğunu fakat uyku saatinde uykuyu reddettiğini söyledi. Yatakta oturup konuşmuş. " Çiykiiinn anne, iğleennç anne, benn anne sev yok, ben anne bekle" demiş durmuş:) Bir gün önce Enesle kıyaslayınca söyledikleri aynı olmasada söyleyiş şekillerinin aynı olduğunu diyebiliriz. Enes bugün gayet iyiymiş. Kreşte Enes kucağıma gelmek istedi. Talha bunu görünce Enesin poposunu ısırdı. Ardından Enesi çok zor zaptettim. Dönünce Talha Enesin emniyet kemerini açtı. Belliki birşeye kızmış bebişim. Ben böyle yaparsan seni kreşe götürmiyim dediiğimde cevap "ben okul sev yok" oldu:) 23.09.2011 Cuma

5. Gün : Alıştık galiba. Çok sorunsuz bir günmüş. Öğretmenleri gayet memnun bu durumdan. Bende memnunum tabi. 26.09.2011 Pazartesi

Pazar, Eylül 25, 2011

Miniatürk





Pazar günü miniatürke gittik. İstanbuldaki hemen hemen herkesin facebooktaki profil resimlerinde rastladığım ama bir türlü gidemediğim bir yerdi. Sonunda yollara düştük. Gerçekten şimdiye kadar gitmediğime pişman oldum. Çünkü çok güzel bir yer. Oğullarım pek olayı çözemeselerde küçük gemilere, uçaklara ve boğaz köprüsüne bayıldılar. Ama tabi çocukla gitmenin şöyle bir eksi tarafı var. Bir kere tuvalet olayı sıkıntı. Yani özgürle aklımız çıktı bizimkiler altına kaçıracak diye. İki kalabalık oluyor bu nedenle çocukları zaptetmek daha zor. Üç durup incelemek ve tarihini dinlemek gibi bir şansın yok. Ama yinede ben çok keyif aldım. Oğullarımda. Nice nice gezmelere inşallah:))

Çarşamba, Ağustos 10, 2011

3,5 yıldır "ayaaa" olan anneanneye sonunda iki oğluşum da bir zafer kazanmış edasıyla " anneanni" diyorlar:)
Related Posts with Thumbnails