Pazartesi, Mart 22, 2010

İyiki Doğdun Seda Abla:)


Dün kuzenimiz olan seda ablamızın 8. doğumgünündeydik. Yine çok güzel olmuştu kızımız. Çok eğlendi oğluşlarım. Tabi biraz yorucu oldu benim için. Çünkü oğullarımı bir yere gittiğimde zaptetmem çok zor oluyor. Biri bilgisayara koşar, biri televizyona. Biri iki saniye gözden kaybolur mutfakta araştırma yaparken bulunur. Diğeri elektirik süpürgesinin yerini keşfetmiş oynarken. Yani gittiğimiz evlerin her ayrıntısına kadar keşfetmeden evimize dönmeyiz. Dün de böyle oldu işte. Neyse işin en ilginç kısmı ise ziyaretin bittiği yani eve dönme faslının geldiği andı. Saat gelince hadi biz kalkalım artık dedik malum çocuk olunca uyku saatini çokta geçiremiyorsun. Tabi bunun öyle kolay olmayacağını Talha'ya hırkasını giydirmeye çalışırken keşfettik. Oğlum bir yandan ağladı, bir yandan kendini yerden yere attı. Bunun nedeni ise bizimle gelmek istememesi. O daha oturmak istiyor yani. Bir sürü yöntemler denedik olmadı kesinlikle ikna edemedik. En sonunda hepimiz dışarı koridora çıktık talha odada tek kaldı. Ne yaptı dersiniz? Kapıyı üstümüze kapattı:))

Pazar, Mart 21, 2010

Pazar Keyfi

Dün dedemizin doğum günüydü. Önce parka, sonra halamıza daha sonrada dedemize gittik. Beraber mumları üfledik çok eğlendik. Doğum gününü kutladık. İyi ki doğdun dedecim.

Bu arada artık bizde pasta yiyoruz. Annemiz bizimle bu konuda başedemiyor. Çünkü pastayı görür görmez mama mama nidalarımız etrafı sarıyor. Napalım annemiz kabul etmesede biz artık büyüdük 23 aylık olduk. Daha çukulata büsküvi vs. nedir bilmiyoruz. Ama öğrenirsek annemiz bununla nasıl başedecek acaba? Kim tutar yani bizi:)

Sonuç itibariyle uzun zamandır dışarıya adım atmayan bizim için oldukça keyifli bir pazardı.

Niye keyifli pazarlara

Perşembe, Mart 11, 2010

İlk CÜMLE

Dün akşam babamız süt almak için dışarı çıktı. Tabi oğullarımda kızılca kıyamet koptu. Çünkü akşam eve geldikten sonra çıkmamızı bir türlü kabullenemiyorlar. Eee böyle olunca babamız dönene kadar kapının önünde bekledik. Tabi bir farkla! Şöyleki normalde iki kelimeyi yanyana cümle içinde kullanamıyorduk. Ama Talham dün akşam kapı önünde ilk cümlesini kurdu.

İlk Cümlemiz :"Baabaa GEEEELLL" oldu.


Hayırlı olsun.

Çarşamba, Mart 10, 2010

kısa kısa

*Artık hemen hemen herşeyi anlıyorsunuz. Oğlum içeriden git şunu getir dediğimde görevinizi mükemmel ifa ediyorsunuz.

*Düddü, gitti, bitti, giiittt, düüütt (süt), paapaa (yumurta), diytin (zeytin), piini (peynir), daayy (çay), daadaalll (çatal) ve aklıma gelmeyen birçok kelimeyi söyleyebiliyorsunuz.

*Maşallah bir süredir ısırma olayını unutmuş gibisiniz birbirinizi ve bizi ısırmıyorsunuz.

*Artık daha uzun süre birbirinizle oynuyorsunuz.

*Bana bulaşıkları makineden çıkarırken yardım etmekten çok keyif alıyorsunuz.

*Eliniz hala mutfağın tezgahından inmiyor gözünüz hep yükseklerde:))

*Mutfakta uzun zamandır Damacana, sandalye ve diğer üstüne çıkabileceğiniz hiçbir şey yok artık.

*Dolapların kulpları çıktığı halde yandan açmayı öğrendiniz. Doğrusu sizden birşey kaçmıyor maşallah artık çekmeceleri öyle açıyorsunuz. Eee bu durumda en son olarak sizin dolaplarınız da bantlandı. Çünkü merdiven yapıp dolabınızın üstüne çıkıyorsunuz. Ve bundan inanılmaz keyif alıyorsunuz.

*Dışarıya çıkmaya bayılıyorsunuz montunuzu ayakkabınızı getirip giydirmemi istiyorsunuz.

Salı, Mart 09, 2010

gunn gunnn

Yaşadığımız bir olayı yazmadan geçemiycem.

Öncelikle şunu not olarak düşeyim. Enes şarkı söylerken mutlaka gun gunnn der. Şöyle genizden söyler. Yada "bir bir" yap oğlum derim "gun gun " diye parmak sallar mesala. Talha biraz daha iyi konuşma konusunda. En azından "bir bir" diyebiliyor:))


Neyse olaya dönelim Talhamızın hasta olduğu akşam annem, ben, özgür oğullarımı hastaneye götürdük. Doktora muayenemizi olduk. Doktor bir kaç test istedi ve serum takacağız dedi. Olay böyle olunca annemle enesi eve bırakıp hastaneye dönmeye karar verdik. Neyse evin önünde durduk. Benim kucağımdaki Talha, annemdeki enes. Anneme yardım için özgür indi. Beraber eve götürdüler çocuğu. Bende arabada oğluma şarkı söyletiyorum. Hadi annem yar yar şarkısını söyleyelim diyorum. (çok seviyoruz bu şarkıyı) Oğlum başladı şarkı söylemeye ama sanki bir gariplik vardı. Şöyle ki kucağımdaki çocuk "gun gun"diye şarkı söylüyordu. O anda jeton düştü tabi. Yanlışlıkla eve gönderilen Talha geri geldi, kardeşiyle karıştırılan Eneste eve gitti. Bizim içinde komik bir anı olarak kaldı.

Bense düşünüyorum acaba farketmeseydik sağlıklı çocuğa serum mu taktıracaktık?

Sonuç, tek yumurta ikiziniz varsa devamlı tetikte olmalısınız. Her an karıştırmanız mümkün çünkü:))

Pazartesi, Mart 08, 2010

22. Ay


Hastaydık

Bir süredir yine bloğumuzdan uzak kaldık. Oğullarım ciddi bir şekilde rahatsızlandılar. Yaklaşık 15 günlük bir tedavi sürecindeyiz ve hala devam ediyor.
Talham iki hafta önce aniden ateşlendi. Gece olması nedeniyle evimize yakın bir hastaneye götürdük. Ordaki doktor boğaz enfeksiyonu diyip test ve bir iğne yaptırdı. Sonucunda antibiyotik, ağrı kesici, ateş düşürücü şuruplarının yeterli olacağını söyleyerek bizi evimize gönderdi.
İki gün geçmesine rağmen oğlumun ateşi düşmeyince, üstüne üstlük boğazı daha çok şişip bide dilinde afta benzer bir yara çıkınca gece aynı hastaneden başka bir doktora götürdük. Oda baktı bir sürü test ve sonuç serum takılması oldu. Sabahın 4'üne kadar hastanede serum taktırdık sonunda evladımın ateşi biraz daha düştü.
Sonrasında iğne tedavisi ve ağız içinde iltihabik bir durum olduğunu ve düzenli olarak lokal pansuman yaptırmam gerektiğini söyledi. Ama bunun mümkün olamayacağını bir bebeğin ağzının içinde yaralara acıtan birşeyi sürmeme izin vermeyeceğini nedense! tahmin edemedi. Sonrasında her geçen gün oğlumun boğazı geçsede ağzının için daha kötü oldu.
İki gün sonra enesimide aynı belirtiler ile başka doktora götürdük. Doktor direk test yapmadan iğne tedavisine başladı. Ağız içinde bir sprey yazdı.
Geçen hafta çarşamba oğullarımın kusma ve ishalleriyle birlikte kendimizi başka bir doktorun yanında bulduk. Allah o doktordan razı olsun çünkü onun verdiği ilaçlar vesilesiyle oğullarım hızlı bir şekilde iyileşti. Şu anda ağız içi büyük oranda iyileşti ve en azından ufak ufak yemek yiyebiliyoruz. Çok kötü bir süreçti bizim için çok yıpratıcıydı. Allah beterinden saklasın diyorum.
Related Posts with Thumbnails